|
ASİAD – Avrasya Sanayici ve
İşadamları Derneği, Dış
Ticaretten Sorumlu Devlet
Bakanı Zafer ÇAĞLAYAN’ın
katılımıyla, 25 Eylül 2010
tarihinde, İstanbul Sürmeli
Oteli’nde “Türkiye Ekonomisi
ve Gündeminin
Değerlendirilmesi” konulu
kahvaltılı bir konferans
düzenledi. Konferansa ASİAD
Üyeleri ve Fahri
Temsilcilerinin yanı sıra,
iş dünyası temsilcileri,
protokol mensupları, yabancı
misyon görevlileri, basın
mensupları ve çok sayıda
davetli katıldı.

''TÜRKİYE İÇİN ALTIN ÇAĞIN
BAŞLAYACAĞINA İNANIYORUM''
Toplantının açılış
konuşmasını yapan ASİAD
Genel Başkanı Ömer Faruk
BAŞARAN, Türkiye'nin
önündeki sis perdesinin
Anayasa referandumu ile
yavaş yavaş kalktığını,
Türkiye'nin önünün
açıldığını belirtti.
BAŞARAN, ''Türkiye 2050
yılında dünyanın 4 - 5 büyük
ülkesinden biri olacaktır.
Önümüzdeki günlerin Türkiye
adına çok iyi olacağına ve
Türkiye için bir altın çağın
başlayacağına inanıyorum''
dedi.
''TÜRKİYE’YE YENİ BİR KAPI
AÇTIK!”'
Genel Başkan Ömer Faruk
BAŞARAN’ın açılış
konuşmasının ardından söz
alan Devlet Bakanı Zafer
ÇAĞLAYAN, anayasa
değişikliği ile Türkiye'ye
yeni bir kapı açtıklarını
ifade ederek, ''Artık
Türkiye darbecilerin
istediği zaman darbe
yapacağı ülke olmaktan
çıkmıştır'' dedi.
Toplantının kendisi için
ayrı bir önemi olduğunu, ilk
defa eşi Songül ÇAĞLAYAN'ın
bir toplantıda kendisini
dinlemeye geldiğini söyleyen
ÇAĞLAYAN, konuşmasına özetle
şöyle devam etti:
“Türkiye, 2050 yılında
dünyanın 5 parlayan
yıldızından biri olacaktır.
Bunu dünyanın en önemli
ekonomistleri söylemektedir.
Türkiye, küresel krizin
teğet geçtiği bir ülkedir.
Sayın Başbakan bunu
söylediği zaman birçoğu
alaylı şekilde karşıladılar
ve geçmişte gülenlerin bugün
yüzleri kızardı.”
Merkez Bankası Para
Politikası Kurulu'nun
Türkiye'yi faiz konusunda
iyi yönetemediğini söyleyen
ÇAĞLAYAN, ''Meselelerin
arkasından koştu, önünden
koşamadı. Amerika Merkez
Bankası 2008 yılında
faizleri baş aşağı
götürürken, bizim Merkez
Bankası tam aksine faizleri
yukarı götürdü. Şimdi o gün
çıkartılmış olan faizlerin
en büyük etkisini biz kurda
görüyoruz. Merkez Bankası
Para Politikası Kurulu, faiz
politikasını iyi yönetemedi.
Bugün Türkiye dünyanın en
yüksek faiz veren
ülkelerinden biridir''
diye konuştu. ÇAĞLAYAN
sözlerine şu şekilde devam
etti:
"İyi şeyler olunca Merkez
Bankası alkışlanıyor, Merkez
Bankası başkanına plaketler
veriliyor. Ama hatalı faiz
politikasının ortaya
çıkardığı gerek kredi
maliyetleri gerek kur
baskısı, ithalat ve dış
ticaret ve cari açığın
artması, bunun faturası
ithalatın artmasının
faturası kime kesiliyor?
Hükümete. O zaman bir karar
verin. Ya bütün hepsini
hükümete mal edin, ya da
hepsini oradaki politikaya."
''EVET DE BİZİM HAYIR DA
BİZİM''
Darbelere maruz bırakılan
Türkiye'nin demokratik
standartlar noktasında geri
bırakıldığına da işaret eden
ÇAĞLAYAN, ailece 1960
darbesinden mağduriyet
yaşadıklarını, 1960
darbesini en acı yaşamış
ailelerden biri olduklarını,
bu ihtilâl ile beraber bir
amcalarının milletvekiliyken
Yassıada'da, sonra Kayseri
cezaevinde yıllarca yatmak
zorunda kaldığını anlattı.
ÇAĞLAYAN, şunları kaydetti:
''Bir ülkede milletin
işbaşına getirmiş olduğu bir
başbakanı darbecilerin
asması kadar kötü bir şey
olamaz. Gelelim 1980'e, ben
1975 - 1978 arasında
üniversite okudum ve o
tarihlerde iftihar ederek
söylüyorum, ülkemin birlik
ve beraberliği, bölünmez
bütünlüğü için aslen bir
Kürt olmama rağmen ben bu
ülkede milliyetçilik ve
ülkücülük yaptım. Ama 1975 -
80 öncesi bu ülkede ülkesini
savunmak için ülkücülük
yapan, yine aynı şekilde
onun karşısında yine ülkeyi
savunmak adına devrimcilik
yapan bir çok gencimizi 1980
ihtilâlinde astılar. Biz de
koyunlar gibi seyrettik.
Dönemin komutanları ne
acıdır ki aynen şunu ifade
ettiler 'ne var efendim biz
bir sağdan astık bir soldan
astık.' Mübarek araba
lastiğine balans mı
yapıyorsun? Ne demek bir
sağdan bir soldan astık?''
Referandum'da Türk
milletinin yüzde 58'inin
anayasa değişikliğine 'evet'
dediğini, yüzde 42'sinin
hayır dediğini anımsatan
ÇAĞLAYAN, ''Aynen Sayın
Başbakanımızın ifade ettiği
gibi 'evet' de bizim 'hayır'
da bizim. Evet'in de
başımızın üstünde yeri var,
hayır'ın da başımızın
üstünde yeri var. Türkiye'ye
yeni bir kapı açtık. Artık
Türkiye darbecilerin
istediği zaman darbe
yapacağı ülke olmaktan
çıkmıştır. Yok öyle yağma,
millet getirir, millet
götürür. Demokrasinin gereği
budur. Şimdi 2011
seçimlerinden sonra inşallah
Türkiye, yeni bir dönemde,
daha kuvvetlendirilmiş
siyaseti, daha
kuvvetlendirilmiş bir
demokrasisiyle, sivil toplum
kuruluşlarının, birçok
siyasi partinin beraber
ortak konsensüsle ortaya
çıkartacağı bir anayasayı
koyacak ve eski darbecilerin
anayasasını da kaldırıp çöpe
atacaktır'' şeklinde
konuştu.
İhracatçıların durumunu
gözlük örneğiyle anlatan
Bakan ÇAĞLAYAN, "Şunu
2002 yılında 1 dolara satıp
karşılığında 1 buçuk lira
alıyordunuz. Aradan 8 sene
geçmiş 1 dolara satıp 1 lira
48 kuruş alıyorsunuz...
Bunun pimini dışarıdan ithal
ederken, bugün bu kur
baskısından dolayı sanayici
gözlüğün tamamını ithal
etmeye başlıyor" dedi.
ÇAĞLAYAN, sanayiciyi
ithalata yönelten yaklaşımın
istihdam açısından da
olumsuz sonuçlara yol
açacağını sözlerine ekledi.
ASİAD Genel Başkanı Ömer
Faruk BAŞARAN’ın, Devlet
Bakanı Zafer ÇAĞLAYAN’a
ASİAD adına şükran plaketi
takdiminin ardından, Sky
Türk Televizyonu’nda
yayınlanan “İş ve Yaşam”
programı ekibi adına,
program yapımcısı Erkan
DEMİRKAN’a ASİAD’ın
tanıtımına sunmuş olduğu
katkılardan ötürü bir
teşekkür plaketi verildi.
Basın kuruluşlarının ve
katılımcıların yoğun ilgi
gösterdiği toplantı, ASİAD’a
yeni katılan sanayici ve
işadamlarına, üyelik
belgelerinin Bakan ÇAĞLAYAN
tarafından takdim edilmesi
ve ardından gerçekleştirilen
toplu fotoğraf çekimi ile
son buldu.
|