Değerli üyelerimiz, değerli okurlarım, Yeni Türk
Ticaret Kanunu ile ilgili sorulması gereken
soruları ve cevaplarını, bu köşede sizlerle
paylaşmaya devam ediyorum…
Önceki haftalarda Yeni TTK’nun kurumsal
yönetimdeki yeri ve uyum süreçlerini sizlerle
paylaşmıştık. Bu haftada kaldığımız yerden devam
ediyoruz.
1 Ocak 2013 tarihinden itibaren tüm şirketler
artık finansal tablolarını Uluslararası Finansal
Raporlama Standartları’na göre hazırlamak
zorunda olacaklardır. Ancak UFRS’ye göre mali
tabloların karşılaştırmalı olarak hazırlanması
gerekmektedir. Bu sebeple 31.12.2013 tarihi
itibariyle hazırlanacak mali tablolar 31.12.2012
tarihli mali tablolar ile karşılaştırmalı olarak
sunulacaktır. Ayrıca 2013 yılı muhasebe açılış
kaydının UFRS’ye uygun yapılması da diğer bir
zorunluluktur. Bu sebeple ilgili tüm
şirketlerimizin 2012 yılında UFRS’nın
uygulamasına yönelik hazırlıklarını
tamamlamaları yararlı olacaktır. Ben, 2012
yılında kar dağıtımı konusunu da değerlendirin
derim… Şu an bilançoda görülen karlar yeni
esaslara göre oluşturulacak bilançolarda aynı
tutarda kalmayabilir. Bu nedenle 2011 yılı da
dahil geçmiş yıllarda biriken karlarınızı 2012
yılında dağıtmayı değerlendirmenizde fayda
olacağı kanaatindeyim.
Yeni TTK‟nın
geneli incelendiğinde denetimle ilgili hükümler
başta olmak üzere birçok hükmün Uluslararası
Finansal Raporlama Standartları (UFRS) ve
muhasebe ilkelerinden etkilenerek hazırlandığı
görülmektedir. Özellikle, madde gerekçelerinde,
muhasebenin temel ilkelerinden olan ŞEFFAFLIK VE
TUTARLILIK ilkelerine atıf yapıldığı
görülmektedir. Buna göre bir ülkenin, sermaye ve
kredi piyasalarının, uluslararası piyasaların
bir parçası olabilmesi, ülkenin yabancı
sermayeyi çekebilmesi, rekabet piyasasında bir
güç olarak yer alabilmesi ve pay senetlerini
büyük borsalarda kote edebilmesi için tam
şeffaflığa dayalı bir sistemi kabul etmesi
gerekmektedir. Bunun için de uluslararası
arenada ortak dil olarak kabul edilen
Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının
mevcut kanuni düzenlemelerde yer alması
gerekmektedir. Dolayısıyla yeni düzenlemenin
tümünde UFRS ve muhasebe ilkelerinin dikkate
alınması, daha şeffaf şirket yapılarını
yaratacak şirketlerin büyümesi aşamasında daha
gerçekçi veriler verecek ve küresel piyasalarda
entegrasyon anlamında kolaylık sağlayacaktır.
UFRS ilkelerinin yeni düzenlemenin her alanında
karşımıza çıktığını görebilmekteyiz. Bunun somut
bir görünümü olan bilanço ilkeleri; tamlık,
doğruluk, tutarlılık, zamanında kayıt esasları
doğrultusunda defter ve belgelerin tutulmasıdır.
Kısaca; defter ve belgelerin eksiksiz
hazırlanması, boşluk yaratmadan
muhasebeleştirilmesi, gerçeğe uygun ve yanlış
anlaşılmalara mahal vermeyecek şekilde
hazırlanması, kayıt dışı hiçbir işlemin
bırakılmaması gerekmektedir. Bilançodaki tamlık
ilkesi; şirket aktif ve pasiflerinin eşit
olmasını gerektirir. Yeni TTK, bilanço
ilkelerine gönderme yapmakla birlikte bu
kavramları tanımlamamaktadır. Söz konusu bu
ilkeler sadece defterlerin tutulmasında değil
yıl sonu finansal tablolarının hazırlanması
aşamasında da dikkate alınmalıdır. (Madde 65),
(Madde 68)
Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının
Türkiye Muhasebe Standartları adıyla da olsa
kullanılması, Tekdüzen Hesap Planı veya Muhasebe
Sistemi anlayışını aşan, çok daha kapsamlı,
esnek bir uygulamaya imkan sağlamakla olur
düşüncesindeyim. Bu standartların bir an önce,
uygulama durumunda olan işletme yönetimlerinde
bilinir olması gerekmektedir. Bunların
öğrenilmesi, kavranılması, benimsenmesi ve
uygulamaya konması oldukça zor ve zaman alan bir
süreç gerekmektedir. Bu nedenle bende, bu yazı
dizimizde ilerleyen haftalarda UFRS’nin
eğitimi konusunda sizleri bilgilendirmeye
çalışacağım…
SORU VE CEVAPLARLA YENİ TÜRK TİCARET KANUNU / 3
Yönetim Kurulunun Devredilemez ve Vazgeçilemez
Görev Ve Yetkileri Nelerdir?
(Mad: 375)
Şirketin üst düzey yönetim ve bunlarla ilgili
talimatların verilmesi devredilemez.
Üst düzeyde yönetim ile kastedilen;
1.
Genel işletme politikası başta olmak
üzere, yatırım, finansman ve temettü gibi
politikaların hedeflerinin karara bağlanması,
2.
Yukarıdaki hedeflere ulaşabilmek için
seçilen araçların gösterilmesi,
3.
Hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının veya
ulaşılıp ulaşılamayacağının belirlenmesi,
4.
Bütçe uygulamasının kontrolü, politika ve
hedeflere ilişkin kararlar ve stratejilerin
uygulanması ile ilgili talimatlar yönetim kurulu
tarafından sözlü veya yazılı olarak
verilebileceği gibi iç yönetmelik, sirküler veya
genelge ile de şekillendirilebilir.
5.
Bağlı şirketlerin yönetim kurulları, üst
düzeyde yönetim yetkisini haiz mi, yoksa bu
yetki ana şirketin yönetim kuruluna mı aittir.
6.
Bağlı şirketin üst yönetimi, hakim
şirketin ve tepe şirketin üst yönetimi ile
uyumlu olmalıdır. Bu nedenle, hakim ve özellikle
tepe şirketin üst yönetimi bağlı şirketleri
kapsar ve bağlar. Ancak bu sınırlamalara rağmen
bağlı şirketlerde de üst yönetim devredilemez.
Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi
devredilemez.
Şirket örgütünün şeması; yönetimde yer alan
herkesin, altlık – üstlük ilişkilerini, görev
tanımlarını; bölünmeleri ve aralarındaki
ilişkileri gösteren şemadır.
Devri yasaklanan bu görev ile yönetim kurulunun,
yönetimin bütününün işleyişini görmesi, politika
ve stratejilerin gerçekleştirilmesinde
görevlilerin rollerini değerlendirmesi, insan
kaynaklarının kullanılmasını izlemesi
amaçlanmıştır. Bu şema aksayan yerin
belirlenmesinde yardımcı olur.
Yönetim kurulunu devrederken örgüt şemasını
önceden tayin eder.
Muhasebe, finans yönetimi ve şirketin
yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal
planlama için gerekli düzenin kurulması görevi
devredilmez.
TTK’nun 515inci maddesindeki dürüst resim ilkesi
gereğince, anonim şirketlerinin finansal
tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre
şirketin mal varlığını, öz kaynaklarını ve
faaliyet raporlarını tam, anlaşılabilir,
karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin
ihtiyaçlarına uygun bir şekilde; şeffaf ve
güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve
aslına sadık bir suretle yansıtacak şekilde
çıkarılmasını zorunludur.
1.
Yönetim kurulu, muhasebe bölümünü bu
amaca uygun olarak örgütlemekle mükelleftir.
Dolayısıyla muhasebe düzeninin kurulması
görevinden “ muhasebe düzeninin kurulması
görevinin anlaşılması gerekir.
2.
Devredilemez görev, düzenin kurulması
görevi olup, muhasebenin tutulması görevi tabi
ki devredilebilir.
3.
Finansal denetim düzeninin kurulması;
şirketin iş ve işlemlerinin denetlenmesine
ilişkin “iç denetim” sisteminin ve bunu yapacak
örgütün gösterilmesidir.
4.
Bir anonim şirketin denetimi sadece
bağımsız dış denetim şirketine bırakılmaz. Her
anonim şirkette muhasebeden tamamen bağımsız
uzmanlardan oluşan etkin bir iç denetim örgütüne
ihtiyaç vardır.
5.
Finansal denetim, iş ve işlemlerin iç
denetiminin yanı sıra, şirketin finansal
kaynaklarının kullanılma şekli, durumu, likidite
denetimi ve izlenmesini de kapsar.
6.
Finansal planlama; bütçeleme ile yeterli
likiditenin sağlanmasının güvence altına
alınmasıdır.
Finansal yönetim örgütü, bütün anonim şirketler
için gerekli değildir. Şirketin yönetimi
gerektiriyorsa finansal planlama zorunludur.
Müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza
yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve
görevden alınmaları görev ve yetkisi
devredilmez.
Müdürler ve aynı işleve sahip kişilerden kasıt,
kendilerine yönetme ve görev yetkileri tanınmış
olan kimselerdir.
Yönetimle görevli kişilerin, özellikle
kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve
yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun
hareket edip etmediklerinin üst gözetimi görev
ve yetkisi devredilemez.
Burada kastedilen gerekli olan iş akışının
gözetimidir.
Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul
toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması,
yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim
açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula
sunulması, genel kurul toplantılarının
hazırlanması ve genel kurul kararlarının
yürütülmesi görev ve yetkisi devredilmez.
Bu hüküm, yönetim kurulunun kararlar ve tescile
tabi paylarla ilgili defteri tutmasını, yıllık
rapora ve genel kurul toplantılarının
yapılmasına ve alınan kararların uygulanmasına
ilişkin görevlerini belirlemektedir.
Şirketin borca batıklık durumunun varlığında
mahkemeye bildiriminde bulunulması görev ve
yetkisi devredilmez.
Yeni Türk Ticaret Kanununda Yönetimin
Devredilebilir Yetkileri Nelerdir? ( Mad: 367)
Yönetim kurulu, yönetim yetkisi ile temsil
yetkisini muhakkak kendisi kullanmak zorunda
değildir. Gereğinde bu yetkilerini devreder,
kendisi gözetim organı olarak çalışabilir:
Yönetim kurulu, yönetim yetkisini ancak esas
sözleşmede hüküm bulunması halinde devredebilir.
- Yönetim devri yönetim kurulu tarafından kabul
edilen bir iç yönerge ile yapılır.
- Yönetim kısmen veya tamamen devredebilir.
- Yönetim yetkisi, yönetim kurulu üyelerinden
bir veya bir kaçına devredilebileceği gibi,
üçüncü kişilere de devredilebilir.
- Yönetimin devrine ilişkin iç yönergede,
yönetim düzenlenerek yapılacak görevleri
tanımlar, yerleri gösterilir, kimin kime bağlı
olacağı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğu örgüt
şeması, karar ve atama yetkisi belirlenir.
- Yönetim kurulu, pay sahipleri ile korunmaya
değer menfaatleri bulunduğunu, ikna edici
şekilde ortaya koyan alacakları istemeleri
halinde iç yönerge hakkında yazılı olarak
bilgilendirmekle zorunludur.
- Yönetimin devri, temsil yetkisinin de
devredildiği anlamına gelmez.
- Yönetim devri, organsal işlevi bulunduğundan
sorumluluk açısından sonuçları vardır.
- Yönetim devrine ilişkin iç yönerge, genel
kurul veya yönetim kurulunca onaylanmalıdır.
- Yönetim devrine ilişkin iç yönergenin tescil
ve ilanı gerekli değildir.
- Alacaklıların bilgilendirilmesinde, menfaatin,
istenen konu ile ilgisi göz önünde bulundurulur.
- Sorumluluk davaları ile iflasta pay sahipleri
ile alacakların menfaati somutlaşır.
- Bilgi verme yükümlülüğü, iç yönergenin bir
kopyasının verilmesini zorunlu kılmaz. Örneğin
alacaklının açtığı bir davada, iç yönergeden
şirketinin rakibinin yararlanma olasılığı varsa
yönergenin verilmesi talebi reddedilebilir.
Yönetim devredilmez ise yönetim, yönetim
kurulunca kurul olarak yerine getirilir.
Limited şirketler açısından müdürlerin
sorumlulukları ile ilgili olarak ne tür
değişik- likler getirilmiştir? (Mad. 623), (Mad.
625)
Limited şirketin idaresinde görev alacak
müdürlerin hukuki ve cezai sorumlulukları ile
ilgili olarak Yeni Türk Ticaret Kanunu'nun
anonim şirketler ile ilgili bölümüne atıf
yapıldığı görülmektedir. Hükme göre; limited
şirket müdürleri ile anonim şirketlerin Yönetim
Kurulu üyelerine hukuki ve cezai sorumluluk
bahsinde aynı hükümlerin uygulanacağı
öngörülmüştür. Ayrıca mevcut kanunda olmayan
yeni bir hükümle müdürlerin devredilmez ve
vazgeçilmez görevleri sınırlı sayıda sayılmış ve
bu sayede müdürlerin yetki sınırları açıkça
ortaya konmuştur.
Limited şirketlerin şirket esas sözleşmesinde
bulunması gereken kayıtlarla ilgili olarak yeni
TTK herhangi bir değişiklik getiriyor mu? Neden?
Yeni TTK'da şirket sözleşmesinde bulunması
gereken kayıtlar bakımından ikili bir ayrım
mevcuttur. Buna göre esas sözleşmede, zorunlu
kayıtlar ve şirket sözleşmesinde öngörülmeleri
şartıyla bağlayıcı olan kayıtlar başlıkları
altında ikili bir düzenleme yapılmıştır. Yeni
TTK'nın 577. maddesinde düzenlenen bu ikinci
ayrımın yeni düzenlendiğini ve yeni bir sistemin
öngörülerek yapıldığından bahsedebiliriz. Bu
yeni sistem, şirket sözleşmelerinin bilinçli bir
şekilde hazırlanması gereğini ortaya
çıkarmaktadır. Söz konusu maddenin içeriğinden
anlaşılacağı üzere;
- Esas sermaye paylarının devrinin
sınırlandırılmasına ilişkin kanuni düzenlemeden
ayrılan hükümler,
- Ortaklara veya şirkete esas sermaye payları
ile ilgili olarak önerilme, önalım ve alım
hakları tanınması,
- Kanunda veya şirket sözleşmesindeki
yükümlülüklerinin hiç ya da zamanında yerine
getirilmemesi halinde sözleşme cezası hükümleri,
- Genel Kurulda, karar almaya, oy hakkına ve oy
hakkının hesaplanmasına ilişkin kanuni
düzenlemeden ayrılan hükümler,
- Şirket yönetiminin üçüncü bir kişiye
bırakılmasına ilişkin yetki hükümleri,
- Ortağın şirketten çıkarılması hakkında özel
sebepler.Yeni TTK'nın söz konusu maddesinde
sınırlı sayıda sayılan bu hükümlerin esas
sözleşmede öngörülmesi halinde bağlayıcı olacağı
kabul edilmektedir.Öte yandan, anonim şirketin
denetçiye ve işlem denetçileriyle denetime ve
özel denetime ilişkin hükümleri limited şirkete
de uygulanır. Bu itibarla ana sözleşmelerde
denetçi müessesesine ilişkin hükümlerin de yer
alması gerekmektedir.