ASİAD Genel Merkezi

T. +90 216 469 11 48

F. +90 216 469 90 52

info@asiad.org.tr

 

TÜRKÇE  ENGLISH

 

 

Değerli üyelerimiz, değerli okurlarım, Yeni Türk Ticaret Kanunu ile ilgili sorulması gereken soruları ve cevaplarını, bu köşede sizlerle paylaşmaya devam ediyorum…

 

Önceki haftalarda Yeni TTK’nun kurumsal yönetimdeki yeri ve uyum süreçlerini sizlerle paylaşmıştık. Bu haftada kaldığımız yerden devam ediyoruz.

 

1 Ocak 2013 tarihinden itibaren tüm şirketler artık finansal tablolarını Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’na göre hazırlamak zorunda olacaklardır. Ancak UFRS’ye göre mali tabloların karşılaştırmalı olarak hazırlanması gerekmektedir. Bu sebeple 31.12.2013 tarihi itibariyle hazırlanacak mali tablolar 31.12.2012 tarihli mali tablolar ile karşılaştırmalı olarak sunulacaktır. Ayrıca 2013 yılı muhasebe açılış kaydının UFRS’ye uygun yapılması da diğer bir zorunluluktur. Bu sebeple ilgili tüm şirketlerimizin  2012 yılında  UFRS’nın uygulamasına yönelik hazırlıklarını tamamlamaları yararlı olacaktır. Ben, 2012 yılında kar dağıtımı konusunu da değerlendirin derim… Şu an bilançoda görülen karlar yeni esaslara göre oluşturulacak bilançolarda aynı tutarda kalmayabilir. Bu nedenle 2011 yılı da dahil geçmiş yıllarda biriken karlarınızı 2012 yılında dağıtmayı değerlendirmenizde fayda olacağı kanaatindeyim.

 

Yeni TTKnın geneli incelendiğinde denetimle ilgili hükümler başta olmak üzere birçok hükmün Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS) ve muhasebe ilkelerinden etkilenerek hazırlandığı görülmektedir. Özellikle, madde gerekçelerinde, muhasebenin temel ilkelerinden olan ŞEFFAFLIK VE TUTARLILIK ilkelerine atıf yapıldığı görülmektedir. Buna göre bir ülkenin, sermaye ve kredi piyasalarının, uluslararası piyasaların bir parçası olabilmesi, ülkenin yabancı sermayeyi çekebilmesi, rekabet piyasasında bir güç olarak yer alabilmesi ve pay senetlerini büyük borsalarda kote edebilmesi için tam şeffaflığa dayalı bir sistemi kabul etmesi gerekmektedir. Bunun için de uluslararası arenada ortak dil olarak kabul edilen Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının mevcut kanuni düzenlemelerde yer alması gerekmektedir. Dolayısıyla yeni düzenlemenin tümünde UFRS ve muhasebe ilkelerinin dikkate alınması, daha şeffaf şirket yapılarını yaratacak şirketlerin büyümesi aşamasında daha gerçekçi veriler verecek ve küresel piyasalarda entegrasyon anlamında kolaylık sağlayacaktır.

 

UFRS ilkelerinin yeni düzenlemenin her alanında karşımıza çıktığını görebilmekteyiz. Bunun somut bir görünümü olan bilanço ilkeleri; tamlık, doğruluk, tutarlılık, zamanında kayıt esasları doğrultusunda defter ve belgelerin tutulmasıdır. Kısaca; defter ve belgelerin eksiksiz hazırlanması, boşluk yaratmadan muhasebeleştirilmesi, gerçeğe uygun ve yanlış anlaşılmalara mahal vermeyecek şekilde hazırlanması, kayıt dışı hiçbir işlemin bırakılmaması gerekmektedir. Bilançodaki tamlık ilkesi; şirket aktif ve pasiflerinin eşit olmasını gerektirir. Yeni TTK, bilanço ilkelerine gönderme yapmakla birlikte bu kavramları tanımlamamaktadır. Söz konusu bu ilkeler sadece defterlerin tutulmasında değil yıl sonu finansal tablolarının hazırlanması aşamasında da dikkate alınmalıdır. (Madde 65), (Madde 68)

 

Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının Türkiye Muhasebe Standartları adıyla da olsa kullanılması, Tekdüzen Hesap Planı veya Muhasebe Sistemi anlayışını aşan, çok daha kapsamlı, esnek bir uygulamaya imkan sağlamakla olur düşüncesindeyim. Bu standartların bir an önce, uygulama durumunda olan işletme yönetimlerinde bilinir olması gerekmektedir. Bunların öğrenilmesi, kavranılması, benimsenmesi ve uygulamaya konması oldukça zor ve zaman alan bir süreç gerekmektedir. Bu nedenle bende, bu yazı dizimizde ilerleyen haftalarda UFRS’nin  eğitimi  konusunda sizleri bilgilendirmeye çalışacağım…

 

SORU VE CEVAPLARLA YENİ TÜRK TİCARET KANUNU / 3

 

Yönetim Kurulunun Devredilemez ve Vazgeçilemez Görev Ve Yetkileri Nelerdir?

(Mad: 375)

 

Şirketin üst düzey yönetim ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi  devredilemez.

 

Üst düzeyde yönetim ile kastedilen;

 

1.      Genel işletme politikası başta olmak üzere, yatırım, finansman ve temettü gibi politikaların hedeflerinin karara bağlanması,

2.      Yukarıdaki hedeflere ulaşabilmek için seçilen araçların gösterilmesi,

3.      Hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının veya ulaşılıp ulaşılamayacağının belirlenmesi,

4.      Bütçe uygulamasının kontrolü, politika ve hedeflere ilişkin kararlar ve stratejilerin uygulanması ile ilgili talimatlar yönetim kurulu tarafından sözlü veya yazılı olarak verilebileceği gibi iç yönetmelik, sirküler veya genelge ile de şekillendirilebilir.

5.      Bağlı şirketlerin yönetim kurulları, üst düzeyde yönetim yetkisini haiz mi, yoksa bu yetki ana şirketin yönetim kuruluna mı aittir.

6.      Bağlı şirketin üst yönetimi, hakim şirketin ve tepe şirketin üst yönetimi ile uyumlu olmalıdır. Bu nedenle, hakim ve özellikle tepe şirketin üst yönetimi bağlı şirketleri kapsar ve bağlar. Ancak bu sınırlamalara rağmen bağlı şirketlerde de üst yönetim devredilemez.

 

Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi devredilemez.

 

Şirket örgütünün şeması; yönetimde yer alan herkesin, altlık – üstlük ilişkilerini, görev tanımlarını; bölünmeleri ve aralarındaki ilişkileri gösteren şemadır.

 

Devri yasaklanan bu görev ile yönetim kurulunun, yönetimin bütününün işleyişini görmesi, politika ve stratejilerin gerçekleştirilmesinde görevlilerin rollerini değerlendirmesi, insan kaynaklarının kullanılmasını izlemesi amaçlanmıştır. Bu şema aksayan yerin belirlenmesinde yardımcı olur.

Yönetim kurulunu devrederken örgüt şemasını önceden tayin eder.

 

Muhasebe, finans yönetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin kurulması görevi devredilmez.

 

TTK’nun 515inci maddesindeki dürüst resim ilkesi gereğince, anonim şirketlerinin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin mal varlığını, öz kaynaklarını ve faaliyet raporlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin ihtiyaçlarına uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık bir suretle yansıtacak şekilde çıkarılmasını zorunludur.

 

1.      Yönetim kurulu, muhasebe bölümünü bu amaca uygun olarak örgütlemekle mükelleftir. Dolayısıyla muhasebe düzeninin kurulması görevinden “ muhasebe düzeninin kurulması görevinin anlaşılması gerekir.

2.      Devredilemez görev, düzenin kurulması görevi olup, muhasebenin tutulması görevi tabi ki devredilebilir.

3.      Finansal denetim düzeninin kurulması; şirketin iş ve işlemlerinin denetlenmesine ilişkin “iç denetim”  sisteminin ve bunu yapacak örgütün gösterilmesidir.

4.      Bir anonim şirketin denetimi sadece bağımsız dış denetim şirketine bırakılmaz. Her anonim şirkette muhasebeden tamamen bağımsız uzmanlardan oluşan etkin bir iç denetim örgütüne ihtiyaç vardır.

5.      Finansal denetim, iş ve işlemlerin iç denetiminin yanı sıra, şirketin finansal kaynaklarının kullanılma şekli, durumu, likidite denetimi ve izlenmesini de kapsar.

6.      Finansal planlama; bütçeleme ile yeterli likiditenin sağlanmasının güvence altına alınmasıdır.

Finansal yönetim örgütü, bütün anonim şirketler için gerekli değildir. Şirketin yönetimi gerektiriyorsa finansal planlama zorunludur.

 

Müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmaları görev ve yetkisi devredilmez.

 

Müdürler ve aynı işleve sahip kişilerden kasıt, kendilerine yönetme ve görev yetkileri tanınmış olan kimselerdir.

 

Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi görev ve yetkisi devredilemez.

 

Burada kastedilen gerekli olan iş akışının gözetimidir.

 

Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi görev ve yetkisi devredilmez.

 

Bu hüküm, yönetim kurulunun kararlar ve tescile tabi paylarla ilgili defteri tutmasını, yıllık rapora ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ve alınan kararların uygulanmasına ilişkin görevlerini belirlemektedir.

 

Şirketin borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildiriminde bulunulması görev ve yetkisi devredilmez.

 

Yeni Türk Ticaret Kanununda Yönetimin Devredilebilir Yetkileri Nelerdir? ( Mad: 367)

 

Yönetim kurulu, yönetim yetkisi ile temsil yetkisini muhakkak kendisi kullanmak zorunda değildir. Gereğinde bu yetkilerini devreder, kendisi gözetim organı olarak çalışabilir:

Yönetim kurulu, yönetim yetkisini ancak esas sözleşmede hüküm bulunması halinde devredebilir.

 

- Yönetim devri yönetim kurulu tarafından kabul edilen bir iç yönerge ile yapılır.

- Yönetim kısmen veya tamamen devredebilir.

- Yönetim yetkisi, yönetim kurulu üyelerinden bir veya bir kaçına devredilebileceği gibi, üçüncü kişilere de devredilebilir.

- Yönetimin devrine ilişkin iç yönergede, yönetim düzenlenerek yapılacak görevleri tanımlar, yerleri gösterilir, kimin kime bağlı olacağı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğu örgüt şeması, karar ve atama yetkisi belirlenir.

- Yönetim kurulu, pay sahipleri ile korunmaya değer menfaatleri bulunduğunu, ikna edici şekilde ortaya koyan alacakları istemeleri halinde iç yönerge hakkında yazılı olarak bilgilendirmekle zorunludur.

- Yönetimin devri, temsil yetkisinin de devredildiği anlamına gelmez.

- Yönetim devri, organsal işlevi bulunduğundan sorumluluk açısından sonuçları vardır.

- Yönetim devrine ilişkin iç yönerge, genel kurul veya yönetim kurulunca onaylanmalıdır.

- Yönetim devrine ilişkin iç yönergenin tescil ve ilanı gerekli değildir.

- Alacaklıların bilgilendirilmesinde, menfaatin, istenen konu ile ilgisi göz önünde bulundurulur.

- Sorumluluk davaları ile iflasta pay sahipleri ile alacakların menfaati somutlaşır.

- Bilgi verme yükümlülüğü, iç yönergenin bir kopyasının verilmesini zorunlu kılmaz. Örneğin alacaklının açtığı bir davada, iç yönergeden şirketinin rakibinin yararlanma olasılığı varsa yönergenin verilmesi talebi reddedilebilir.

 

Yönetim devredilmez ise yönetim, yönetim kurulunca kurul olarak yerine getirilir.

 

Limited şirketler açısından müdürlerin sorumlulukları ile ilgili olarak ne tür  değişik- likler getirilmiştir? (Mad. 623), (Mad. 625)

 

Limited şirketin idaresinde görev alacak müdürlerin hukuki ve cezai sorumlulukları ile ilgili olarak Yeni Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketler ile ilgili bölümüne atıf yapıldığı görülmektedir. Hükme göre; limited şirket müdürleri ile anonim şirketlerin Yönetim Kurulu üyelerine hukuki ve cezai sorumluluk bahsinde aynı hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Ayrıca mevcut kanunda olmayan yeni bir hükümle müdürlerin devredilmez ve vazgeçilmez görevleri sınırlı sayıda sayılmış ve bu sayede müdürlerin yetki sınırları açıkça ortaya konmuştur.

 

Limited şirketlerin şirket esas sözleşmesinde bulunması gereken kayıtlarla ilgili olarak yeni TTK herhangi bir değişiklik getiriyor mu? Neden?

 

Yeni TTK'da şirket sözleşmesinde bulunması gereken kayıtlar bakımından ikili bir ayrım mevcuttur. Buna göre esas sözleşmede, zorunlu kayıtlar ve şirket sözleşmesinde öngörülmeleri şartıyla bağlayıcı olan kayıtlar başlıkları altında ikili bir düzenleme yapılmıştır. Yeni TTK'nın 577. maddesinde düzenlenen bu ikinci ayrımın yeni düzenlendiğini ve yeni bir sistemin öngörülerek yapıldığından bahsedebiliriz. Bu yeni sistem, şirket sözleşmelerinin bilinçli bir şekilde hazırlanması gereğini ortaya çıkarmaktadır. Söz konusu maddenin içeriğinden anlaşılacağı üzere;

 

- Esas sermaye paylarının devrinin sınırlandırılmasına ilişkin kanuni düzenlemeden ayrılan hükümler,

- Ortaklara veya şirkete esas sermaye payları ile ilgili olarak önerilme, önalım ve alım hakları tanınması,

- Kanunda veya şirket sözleşmesindeki yükümlülüklerinin hiç ya da zamanında yerine getirilmemesi halinde sözleşme cezası hükümleri,

- Genel Kurulda, karar almaya, oy hakkına ve oy hakkının hesaplanmasına ilişkin kanuni düzenlemeden ayrılan hükümler,

- Şirket yönetiminin üçüncü bir kişiye bırakılmasına ilişkin yetki hükümleri,

- Ortağın şirketten çıkarılması hakkında özel sebepler.Yeni TTK'nın söz konusu maddesinde sınırlı sayıda sayılan bu hükümlerin esas sözleşmede öngörülmesi halinde bağlayıcı olacağı kabul edilmektedir.Öte yandan, anonim şirketin denetçiye ve işlem denetçileriyle denetime ve özel denetime ilişkin hükümleri limited şirkete de uygulanır. Bu itibarla ana sözleşmelerde denetçi müessesesine ilişkin hükümlerin de yer alması gerekmektedir.


 

[ devam edecek ]

[ önceki bölümler ]

 

Her Hakkı Saklıdır © 2010 ASİAD. En iyi performans için web tarayıcısı Internet Explorer, çözünürlük olarak 1280 x 800 önerilir.

[ Sayfa Başı ]  [ Ana Sayfa ]