ASİAD Genel Merkezi

T. +90 216 469 11 48

F. +90 216 469 90 52

info@asiad.org.tr

 

TÜRKÇE  ENGLISH

 

Global Krizin Gölgesinde

2008'in Değerlendirilmesi ve 2009'dan Beklentiler

29.11.2008, Sürmeli Oteli - İstanbul

ASİAD – Avrasya Sanayici ve İşadamları Derneği’nin her yıl geleneksel olarak düzenlediği anket, bu yıl dördüncü kez “Global Krizin Gölgesinde 2008’in Değerlendirilmesi ve 2009’dan Beklentiler” başlığı ile 21 sektörde faaliyet gösteren 400 işadamı arasında yapıldı. İşte anketin sonuçları:

2008 Yılı Türk Ekonomisi Açısından Başarısız

Ankete katılan işadamlarının büyük bir bölümü, 2008’in ilk yarısında mevcudu koruduklarını ve buna dayanarak ilk 6 ayın iyi geçtiğini belirttiler. Fakat ikinci 6 aylık zaman diliminde ekonomide yavaşlamanın ve ekonomik krizin etkilerinin iyice hissedildiği ve 2008’in ikinci yarısının çok kötü geçtiği değerlendirmelerde vurgulanmış. Ankete katılan işadamlarımızın bir bölümüne göre, 2008’in sonuna kadar mevcut durumun korunabilmesi, bir mucize ve başarı olarak ifade edilmiş ve genel olarak yılsonuna kadar daha kötü bir tablo ile karşılaşılacağı belirtilmiş. Bazı katılımcıların ise “Reel sektör açısından yüzde 70 başarısız fakat kamu göstergeleri başarılı bir sonuç veriyor?” şeklinde yorumlar yaptığı da görülüyor.

Yatırım İçin Gözde Sektörler: Bilişim ve Turizm

Anket katılımcılarının büyük bir kısmının yaşanan ekonomik sıkıntı nedeniyle kısa ve orta vadeli yatırım planlarını askıya aldıklarını görüyoruz. Geçen dönem yaptığımız ankette, yatırım açısından birinci sırada tercih edilen İnşaat sektörünün, son sıralara gerilediği görülüyor. Bu kez en çok yatırım yapılması beklenen iki sektör ise; “Turizm” ve “Bilişim” olarak karşımıza çıkmakta. Bunların yanı sıra anket katılımcılarının yatırım yapmak istedikleri sektörler şu şekilde sıralandı: Turizm, Bilişim, Hayvancılık ve Tarım, Otomotiv, Gıda, İnşaat ve Otopark.

Yatırımda Gözde Bölgeler, Marmara Bölgesi, Rusya ve Ortadoğu

Katılımcıların yatırım için seçtikleri bölgelerin başında çok büyük bir farkla Marmara Bölgesi birinci sırada geliyor. Marmara’yı sırasıyla Ege, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz bölgeleri izliyor. Yurtdışında düşünülen yatırım planlarında ise başta Rusya ve Orta Avrupa ön plana çıkarken, Irak ve Suriye gibi Ortadoğu ülkeleri de çoğunlukla tercih edilen ülkeler arasında.

İthalat, İstihdam ve Üretim Maliyetleri

Anket sonuçlarına göre 2008 yılında genel olarak ihracatın ve ithalatın azaldığı ortaya çıkmakta. Bununla birlikte Demir – Çelik ve Gıda sektörlerine ait katılımcıların ihracat ve ithalatlarında % 20 ila % 40 oranlarında artışlar gerçekleştiği belirtilmiş. İstihdam konusunda, firmaların 2008 yılında da genel olarak personel sayılarını korudukları görülüyor. Demir – Çelik, Gıda, Turizm ve üretime yönelik sektörlerde 2009 yılında istihdam sayısının artacağı belirtilmiş. 2008’de istihdamda azalmaya giden firmalar gerekçe olarak ekonomik krizin varlığını gösteriyor. 2009 yılında da istihdamda azalma olacağını belirten firmaların gerekçesi ekonomik krizin devam edeceği olarak ifade edilmiş. Ankete katılan firmaların yanıtlarına göre, 2008’de ürün fiyatlarının ortalama % 40 arttığı ortaya çıkmakta. 2009 yılında ise ortalama % 10 ila % 20 oranında artacağı tahmin ediliyor.

Maliyetler, Stok Durumu ve Enerji İhtiyacı

Üretim maliyetlerindeki en büyük kalemlerde birinci sırayı hammadde alırken, bunu sırasıyla enerji ve nakliye izledi. Stok durumu ile ilgili olarak, 2008 yılında firmaların stoklarını aynen koruduklarını, 2009’da da korumayı beklediklerini görüyoruz. İşadamlarımızın ve anket katılımcılarının enerji ihtiyacını ağırlıklı olarak, geçen anketimizin sonuçlarında olduğu gibi elektrik, doğalgaz ve akaryakıttan karşıladıklarını görmekteyiz.

Türk ve Dünya Ekonomileri Zorda, Yatırım Ortamı Yok!

Türk ve dünya ekonomilerinin 2008 yılı değerlendirildiğinde, önümüzde iyi bir tablonun görünmediği ortaya çıkmaktadır. Anket katılımcılarının hiçbiri, 2008 yılını Türk ve dünya ekonomisi açısından iyi görmediğini ve 2008 yılı sonuna doğru şartların daha da kötüleşeceğini açıkladı. Yatırım ortamının kötü olduğu ve giderek kötüleşeceği belirtilen sonuçlarda, Hükümet’in Türkiye’nin bir üretim üssü olması yönünde devrim niteliğinde kararlar alması gerektiği ifade edilmiş. Katılımcıların bir kısmı ise kriz ortamında yatırım olmadığını ve en az 3 yıllık bir kaybın söz konusu olduğunu ifade etmiş bulunuyor ve yine birçok firmanın orta ve uzun vadedeki yatırımlarını askıya aldıklarını görmekteyiz. Krediyle yapılan yatırımların uygun olmadığı görüşü de cevaplar arasında sıklıkla belirtilen hususlar arasında yerini aldı. Katılımcılara göre faize endeksli sermaye yatırımlarının yerini reel yatırımlar almalı.

Yabancı Sermaye

Anket katılımcıları yabancı sermaye ile ilgili çok çeşitli yanıtlar vermiş olsalar da, genel olarak ortaya çıkan tabloda, ekonomik kriz sonrası iktisadi durumumuzu koruyarak, 2009’u kazançlı bir yıl haline getirebiliriz düşüncesi ağırlık kazanıyor. Dünyada değişen güç dengeleri karşısında Türkiye’nin komşuları, özellikle Kafkaslar ve Arap Ülkeleri ile iyi ilişkiler içinde bulunmasının, 2009 için bir fırsat olacağı ifade edilen cevaplar verildi. Katılımcıların bir kısmı Türkiye’nin bu şekilde mevcut pastadan daha fazla pay alacağı görüşünde. Katılımcılar, 2009 yılı için yabancı sermaye girişindeki artışın veya azalmanın belirsiz olduğu yönünde görüş bildirdiler. Bunun yanı sıra geçen anketimizde olduğu gibi katılımcıların birçoğu, Türkiye’ye giren yabancı sermayenin istihdam yaratması ve iyi yönlendirilmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirmişler ve Hükümet’in yabancı sermayeyi teşvik edici ve taşıyıcı altyapıya sahip olmamasını eleştirmişler.

İç ve Dış Pazarlarda Rekabet

Ankete katılan üretici firmalar iç ve dış pazarda rekabet edebilmek için öncelikle maliyetleri iyileştirme ve üretimde verimliliği arttırma yoluna gidiyor. Daha sonra ise işçilik ve enerji maliyetlerini düşürme yönünde çalışmalar yapıyorlar. Hizmet sektöründeki firmaların ise kalite ve müşteri memnuniyetini ön plana çıkarma çabalarının önceliği aldığını görmekteyiz. Geçen dönemki anketimizde işadamlarımızın iç ve dış pazarda rekabet edebilmek için kalite standartlarına ve Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verdiklerini görmekteydik. Yaşanan ekonomik sıkıntı ile önceliklerin tamamıyla maliyetlere yöneldiğini görüyoruz. İç ve dış pazarlarda rekabet konusunda iş dünyasının Hükümet’ten beklentileri ise şöyle:

- Enerji maliyetlerinin düşürülmesi,

- Vergi maliyetlerinin düşürülmesi,

- Hükümet’in düşük faizli kredi seçenekleri sunması,

- Türk Ticaret Kanunu’nun 711. maddesinin kaldırılması,

- Sınır kapılarındaki giriş – çıkışların daha işlevsel hale getirilmesi,

- Yüksek faizle ülke kaynaklarının heba edilmesine izin verilmemesi,

- Planlı, eğitilmiş eleman yetiştirilmesi,

- Kalite ve en yüksek verimin elde edilebileceği kriterlerin saptanarak yasalaştırılması.

Özelleştirme Politikası Başarısız!

İşdünyası, Hükümet’in özelleştirme politikalarını geçen anketimizde olduğu gibi başarısız ve etkisiz buluyor. Bu yönde başarılı olarak değerlendirilen bir özelleştirme de görülemiyor. Anket katılımcılarının bir kısmı bazı sektörlerde devlet gücüyle haksız rekabet yaratıldığını düşünmekte. Yine stratejik öneme haiz KİT’lerin yabancılara satışına izin verilmemesi ve mali sektörlerdeki özelleştirmelerde sınırlama olması öne çıkan yanıtlar arasında yerini almış. Özelleştirmelerin, dış ülkelerdeki norm ve içerik ile ilgisinin bulunmadığı, özelleştirilen kurumların sadece kazanç boyutunun ön plana çıkarılmasının gelecek adına tehlikeli olduğu ve özelleştirmelerde “üretim” ve “istihdam” öğelerinin vazgeçilemez koşul olarak ortaya konulması gerektiği de verilen yanıtlar arasında öne çıkıyor. Anket katılımcılarının büyük çoğunluğunun ise Türk Telekomun özelleştirilmesinin büyük bir hata olduğunu özellikle vurguladıklarını görüyoruz.

Rusya Birinci Sırada

‘Türkiye’nin 2009’da öncelikli olarak hangi ülkelerle daha fazla ticaret yapmalı?’ sorusuna ise işadamlarımızın neredeyse tamamının birinci sırada Rusya ve Türkiye’nin Komşuları dediğini görüyoruz. Orta Asya ülkeleri ikinci sırayı alırken, Balkan Ülkeleri ve Afrika Ülkeleri ön plana çıkıyor. ‘Türkiye’nin 2009’da en çok hangi ülkelerle stratejik ve ekonomik işbirliği yapmalı?’ sorusuna verilen yanıtlarda ise Rusya ve İslâm Ülkeleri önde gelmekte. İran da öne çıkan yanıtlar arasında yerini alıyor.

Türk Ekonomisi’nin Kaynak Sorunu

İşdünyasının, Türk Ekonomisinin kaynak sorununun çözülmesi hususunda anket katılımcılarının tamamının birinci sırada, “Yabancı sermaye yatırımları üretim ve istihdama yönelik olmalı” dediklerini görüyoruz. Bunun yanı sıra getirilen öneriler ise şu şekilde sıralanıyor:

1.      Savurganlık önlenmeli, yapay gündemlerden uzak durulmalı,

2.      Kredi maliyetleri azaltılmalı,

3.      KOBİ’ler daha fazla desteklenmeli, küçük işletmelere büyüme fırsatı yaratılmalı,

4.      Yabancılara gitmemesi kaydıyla, özelleştirmelere devam edilmeli,

5.      Üretim ve istihdamı olmayan hiçbir yatırıma girilmemeli,

6.      Her türlü sermayeye açık olmalı, fakat ülke gerçeklerinden ve gelecekten taviz verilmemeli,

7.      Spekülatör sermayenin önü kesilmeli,

8.      Yolsuzluk ve rüşvet kesin olarak bitilmeli,

9.      Yerli yatırımcılara kaynak sağlanmalı,

10.    Faizler düşürülmeli.

İşadamlarımız finansman ihtiyacının büyük bir bölümünü özkaynaklarından karşılıyor. Bunun yanında Ticari Bankalar, Eximbank ve Leasing de öne çıkan diğer seçenekler arasında.

İşdünyası 2009 Yılı Ekonomik Programına Güvenmiyor

Anket katılımcılarının büyük çoğunluğu, Hükümet’in 2009 yılı ekonomik programına güvenmediğini açıkladı. Ekonomik programa güvenmeyen anket katılımcıları, programın daha net ve geleceğe dönük olmasını istiyor. Ekonomik programa güvendiğini ifade eden katılımcılar ise dünyada yaşanan krizin Türk ekonomisini etkileyeceği endişesini taşımakta.

Yatırım ve Teşvik Çalışmaları Olumsuz

İşadamlarımız Hükümet’in yatırım ve teşvik çalışmalarını da geçen anketimizde olduğu gibi olumsuz olarak değerlendirdi. Bu husustaki öneriler ise genel olarak şu şekilde sıralandı:

1.      Teşvikler ihtiyacı olan sektörün kuvvetlenmesi için verilmeli.

2.      Teşviklerin illere göre devam etmeli.

3.      Teşviklerde 5 – 10 yıllık planlar yapılmalı.

Büyüme’nin Motoru: Yabancı Sermaye

İşdünyası, 2008 yılına ait enflasyon beklentisini % 15 ile % 40 arasında açıklarken, yabancı sermaye girişini geçen anketimizde olduğu gibi büyümenin motoru olarak belirtti. Bunun yanı sıra katılımcılar büyümenin hızlanması yönünde bazı görüş ve önerilerini de şu şekilde ifade ediyor:

-          ‘Nereden Buldun?’ yasası mutlaka uygulanmalı,

-          Yatırım ve gerçek istihdamı kollayıcı tedbirler geliştirilmeli.

Hükümet’in İşdünyası ile Diyalogu Olumsuz

2008’de Hükümet’in iş dünyası ile kurduğu diyaloğa, geçen anketimizde olduğu gibi yine olumsuz yanıtı veren işadamlarımız, bu diyalogun 2009’da daha iyi olacağını ümit ediyor.

İşadamlarımızın Çıkmasını Önerdikleri Yasalar

İşadamlarımızın Hükümet’ten çıkarmasını beklediği yasalar ise şöyle:

1.      Enerjide net tarifeler uygulanması,

2.      Irak pazarına yönlenen KOBİ’lerin KOSGEB tarafından desteklenmesi,

3.      SSK primlerinde indirime geçilmesi,

4.      KDV oranlarının düşürülmesi,

5.      Süpermarketler yasa tasarısının hayata geçirilmesi,

6.      Meslek Odaları ile ilgili düzenlemenin rehabilite edilmesi,

7.      Gıda kodeksinin yenilenmesi ve geliştirilmesi,

8.      Kalitesiz ithal mallara kısıtlamalar getirilmeli,

9.      Avrupa’ya gümrük avantajı tanınmamalı.

Tarım’da Kara Tablo Devam Ediyor!

Tarım konusunda işadamlarımız ve anket katılımcıları geçen anketimizde dile getirdikleri görüşleri aynen ifade ederek kara bir tablo ortaya koymakta. Buna göre tarımın Türkiye için son derece önemli olduğu ancak yanlış uygulamalar nedeniyle tarım sektörünün bitirildiği ifade ediliyor. Katılımcıların bu husustaki ortak görüşü ise Türkiye’nin tarımda tekrar kendi kendisine yetebilen bir ülke konumuna erişmesi.

İşsizlik, Terör ve Yolsuzluk

İşdünyası Türkiye’de çözülmesi gereken en önemli sorunun İşsizlik olduğunu vurguluyor. Bunu takiben sıralanan diğer maddeler ise şöyle: Cari Açık, Döviz Kur İstikrarı, Vergi Kanunları, Enerji Sorunları, Nakliye Sorunları, Teşvikler. Hükümetin 2008 yılında yolsuzlukla mücadelesi genel anlamda ‘göstermelik’ olarak değerlendirilmiş ve bu hususta daha somut ve başarılı adımlar atılması gerektiği vurgulanmış. Hükümet’in Kuzey Irak ve terör politikası da eleştiriliyor ve yeterli görülmüyor.

Dünya Gündemi Türk Ekonomisi’ni Etkilemez!

İşdünyası son dönemlerde dünyada yaşanan Rusya – Gürcistan Savaşı ve Kuzey Irak’taki gelişmeler gibi ekonomik ve siyasi olayların, Türk ekonomisini fazla etkilemeyeceği görüşünde birleşiyor. Katılımcılar genel olarak Türkiye’nin kararlı ve istikrarlı duruşunu bozmayarak, dünyadaki bir kısım gelişmelere kulak tıkamasını ve kendi geleceğine ilişkin bir takım kararları süratle hayata geçirmesi yönünde görüş bildirdiler.

Krizde Alınan Önlemler

Anket katılımcılarının hemen hemen tamamı, yaşanan global krizde harcamalarda kısıtlamaya gittiklerini vurguladı. Bunun yanı sıra personel sayısında ve üretimde azalmaya giden firmalar da ağırlıkta görülmekte.

‘Darboğaz’dan Çıkış Önerileri

Türk Ekonomisinin ve piyasaların girdiği darboğazdan çıkılması için sunulan öneriler şöyle:

1.      Siyasi gerginliklerden uzak durulmalı,

2.      Komşu ülkelere süratle ihracat yapılmalı,

3.      Çok yönlü dış ticaret politikaları geliştirilmeli,

4.      Üretim ve İstihdamın önü açılmalı,

5.      Kayıt dışı ekonomi acilen kayıt altına alınmalı,

6.      Hükümet – Reel Sektör arasında ilişki hızlı ve kararlı bir hale getirilmeli,

7.      Bürokratik ve siyasi engeller tamamen yok edilmeli,

8.      Etkin denetim ve incelemeler faaliyete geçirilmeli,

9.      Acilen enerji yatırımı yapılmalı ve yurtdışına bağımlılık bitirilmeli.

ÇAĞLAYAN, En Başarılı Bakan

İş dünyası, 2008’de bu kez T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer ÇAĞLAYAN’ı yılın en başarılı bakanı seçti.

 

 

Her Hakkı Saklıdır © 2010 ASİAD. En iyi performans için web tarayıcısı Internet Explorer, çözünürlük olarak 1280 x 800 önerilir.

[ Sayfa Başı ]  [ Ana Sayfa ]