|
ASİAD –
Avrasya Sanayici ve
İşadamları Derneği’nin her
yıl geleneksel olarak
düzenlediği anket, bu yıl
dördüncü kez “Global Krizin
Gölgesinde 2008’in
Değerlendirilmesi ve
2009’dan Beklentiler”
başlığı ile 21 sektörde
faaliyet gösteren 400
işadamı arasında yapıldı.
İşte anketin sonuçları:
2008 Yılı Türk Ekonomisi
Açısından Başarısız
Ankete katılan işadamlarının
büyük bir bölümü, 2008’in
ilk yarısında mevcudu
koruduklarını ve buna
dayanarak ilk 6 ayın iyi
geçtiğini belirttiler. Fakat
ikinci 6 aylık zaman
diliminde ekonomide
yavaşlamanın ve ekonomik
krizin etkilerinin iyice
hissedildiği ve 2008’in
ikinci yarısının çok kötü
geçtiği değerlendirmelerde
vurgulanmış. Ankete katılan
işadamlarımızın bir bölümüne
göre, 2008’in sonuna kadar
mevcut durumun
korunabilmesi, bir mucize ve
başarı olarak ifade edilmiş
ve genel olarak yılsonuna
kadar daha kötü bir tablo
ile karşılaşılacağı
belirtilmiş. Bazı
katılımcıların ise “Reel
sektör açısından yüzde 70
başarısız fakat kamu
göstergeleri başarılı bir
sonuç veriyor?” şeklinde
yorumlar yaptığı da
görülüyor.
Yatırım İçin Gözde
Sektörler: Bilişim ve Turizm
Anket katılımcılarının büyük
bir kısmının yaşanan
ekonomik sıkıntı nedeniyle
kısa ve orta vadeli yatırım
planlarını askıya
aldıklarını görüyoruz. Geçen
dönem yaptığımız ankette,
yatırım açısından birinci
sırada tercih edilen İnşaat
sektörünün, son sıralara
gerilediği görülüyor. Bu kez
en çok yatırım yapılması
beklenen iki sektör ise;
“Turizm” ve “Bilişim” olarak
karşımıza çıkmakta. Bunların
yanı sıra anket
katılımcılarının yatırım
yapmak istedikleri sektörler
şu şekilde sıralandı:
Turizm, Bilişim, Hayvancılık
ve Tarım, Otomotiv, Gıda,
İnşaat ve Otopark.
Yatırımda Gözde Bölgeler,
Marmara Bölgesi, Rusya ve
Ortadoğu
Katılımcıların yatırım için
seçtikleri bölgelerin
başında çok büyük bir farkla
Marmara Bölgesi birinci
sırada geliyor. Marmara’yı
sırasıyla Ege, İç Anadolu,
Güneydoğu Anadolu ve
Karadeniz bölgeleri izliyor.
Yurtdışında düşünülen
yatırım planlarında ise
başta Rusya ve Orta Avrupa
ön plana çıkarken, Irak ve
Suriye gibi Ortadoğu
ülkeleri de çoğunlukla
tercih edilen ülkeler
arasında.
İthalat, İstihdam ve Üretim
Maliyetleri
Anket sonuçlarına göre 2008
yılında genel olarak
ihracatın ve ithalatın
azaldığı ortaya çıkmakta.
Bununla birlikte Demir –
Çelik ve Gıda sektörlerine
ait katılımcıların ihracat
ve ithalatlarında % 20 ila %
40 oranlarında artışlar
gerçekleştiği belirtilmiş.
İstihdam konusunda,
firmaların 2008 yılında da
genel olarak personel
sayılarını korudukları
görülüyor. Demir – Çelik,
Gıda, Turizm ve üretime
yönelik sektörlerde 2009
yılında istihdam sayısının
artacağı belirtilmiş.
2008’de istihdamda azalmaya
giden firmalar gerekçe
olarak ekonomik krizin
varlığını gösteriyor. 2009
yılında da istihdamda azalma
olacağını belirten
firmaların gerekçesi
ekonomik krizin devam
edeceği olarak ifade
edilmiş. Ankete katılan
firmaların yanıtlarına göre,
2008’de ürün fiyatlarının
ortalama % 40 arttığı ortaya
çıkmakta. 2009 yılında ise
ortalama % 10 ila % 20
oranında artacağı tahmin
ediliyor.
Maliyetler, Stok Durumu ve
Enerji İhtiyacı
Üretim maliyetlerindeki en
büyük kalemlerde birinci
sırayı hammadde alırken,
bunu sırasıyla enerji ve
nakliye izledi. Stok durumu
ile ilgili olarak, 2008
yılında firmaların
stoklarını aynen
koruduklarını, 2009’da da
korumayı beklediklerini
görüyoruz. İşadamlarımızın
ve anket katılımcılarının
enerji ihtiyacını ağırlıklı
olarak, geçen anketimizin
sonuçlarında olduğu gibi
elektrik, doğalgaz ve
akaryakıttan
karşıladıklarını
görmekteyiz.
Türk ve Dünya Ekonomileri
Zorda, Yatırım Ortamı Yok!
Türk ve dünya ekonomilerinin
2008 yılı
değerlendirildiğinde,
önümüzde iyi bir tablonun
görünmediği ortaya
çıkmaktadır. Anket
katılımcılarının hiçbiri,
2008 yılını Türk ve dünya
ekonomisi açısından iyi
görmediğini ve 2008 yılı
sonuna doğru şartların daha
da kötüleşeceğini açıkladı.
Yatırım ortamının kötü
olduğu ve giderek
kötüleşeceği belirtilen
sonuçlarda, Hükümet’in
Türkiye’nin bir üretim üssü
olması yönünde devrim
niteliğinde kararlar alması
gerektiği ifade edilmiş.
Katılımcıların bir kısmı ise
kriz ortamında yatırım
olmadığını ve en az 3 yıllık
bir kaybın söz konusu
olduğunu ifade etmiş
bulunuyor ve yine birçok
firmanın orta ve uzun
vadedeki yatırımlarını
askıya aldıklarını
görmekteyiz. Krediyle
yapılan yatırımların uygun
olmadığı görüşü de cevaplar
arasında sıklıkla belirtilen
hususlar arasında yerini
aldı. Katılımcılara göre
faize endeksli sermaye
yatırımlarının yerini reel
yatırımlar almalı.
Yabancı Sermaye
Anket katılımcıları yabancı
sermaye ile ilgili çok
çeşitli yanıtlar vermiş
olsalar da, genel olarak
ortaya çıkan tabloda,
ekonomik kriz sonrası
iktisadi durumumuzu
koruyarak, 2009’u kazançlı
bir yıl haline getirebiliriz
düşüncesi ağırlık kazanıyor.
Dünyada değişen güç
dengeleri karşısında
Türkiye’nin komşuları,
özellikle Kafkaslar ve Arap
Ülkeleri ile iyi ilişkiler
içinde bulunmasının, 2009
için bir fırsat olacağı
ifade edilen cevaplar
verildi. Katılımcıların bir
kısmı Türkiye’nin bu şekilde
mevcut pastadan daha fazla
pay alacağı görüşünde.
Katılımcılar, 2009 yılı için
yabancı sermaye girişindeki
artışın veya azalmanın
belirsiz olduğu yönünde
görüş bildirdiler. Bunun
yanı sıra geçen anketimizde
olduğu gibi katılımcıların
birçoğu, Türkiye’ye giren
yabancı sermayenin istihdam
yaratması ve iyi
yönlendirilmesi gerektiği
konusunda ortak görüş
bildirmişler ve Hükümet’in
yabancı sermayeyi teşvik
edici ve taşıyıcı altyapıya
sahip olmamasını
eleştirmişler.
İç ve Dış Pazarlarda Rekabet
Ankete katılan üretici
firmalar iç ve dış pazarda
rekabet edebilmek için
öncelikle maliyetleri
iyileştirme ve üretimde
verimliliği arttırma yoluna
gidiyor. Daha sonra ise
işçilik ve enerji
maliyetlerini düşürme
yönünde çalışmalar
yapıyorlar. Hizmet
sektöründeki firmaların ise
kalite ve müşteri
memnuniyetini ön plana
çıkarma çabalarının önceliği
aldığını görmekteyiz. Geçen
dönemki anketimizde
işadamlarımızın iç ve dış
pazarda rekabet edebilmek
için kalite standartlarına
ve Ar-Ge çalışmalarına
ağırlık verdiklerini
görmekteydik. Yaşanan
ekonomik sıkıntı ile
önceliklerin tamamıyla
maliyetlere yöneldiğini
görüyoruz. İç ve dış
pazarlarda rekabet konusunda
iş dünyasının Hükümet’ten
beklentileri ise şöyle:
- Enerji maliyetlerinin
düşürülmesi,
- Vergi maliyetlerinin
düşürülmesi,
- Hükümet’in düşük faizli
kredi seçenekleri sunması,
- Türk Ticaret Kanunu’nun
711. maddesinin
kaldırılması,
- Sınır kapılarındaki giriş
– çıkışların daha işlevsel
hale getirilmesi,
- Yüksek faizle ülke
kaynaklarının heba
edilmesine izin verilmemesi,
- Planlı, eğitilmiş eleman
yetiştirilmesi,
- Kalite ve en yüksek
verimin elde edilebileceği
kriterlerin saptanarak
yasalaştırılması.
Özelleştirme Politikası
Başarısız!
İşdünyası, Hükümet’in
özelleştirme politikalarını
geçen anketimizde olduğu
gibi başarısız ve etkisiz
buluyor. Bu yönde başarılı
olarak değerlendirilen bir
özelleştirme de görülemiyor.
Anket katılımcılarının bir
kısmı bazı sektörlerde
devlet gücüyle haksız
rekabet yaratıldığını
düşünmekte. Yine stratejik
öneme haiz KİT’lerin
yabancılara satışına izin
verilmemesi ve mali
sektörlerdeki
özelleştirmelerde sınırlama
olması öne çıkan yanıtlar
arasında yerini almış.
Özelleştirmelerin, dış
ülkelerdeki norm ve içerik
ile ilgisinin bulunmadığı,
özelleştirilen kurumların
sadece kazanç boyutunun ön
plana çıkarılmasının gelecek
adına tehlikeli olduğu ve
özelleştirmelerde “üretim”
ve “istihdam” öğelerinin
vazgeçilemez koşul olarak
ortaya konulması gerektiği
de verilen yanıtlar arasında
öne çıkıyor. Anket
katılımcılarının büyük
çoğunluğunun ise Türk
Telekomun
özelleştirilmesinin büyük
bir hata olduğunu özellikle
vurguladıklarını görüyoruz.
Rusya Birinci Sırada
‘Türkiye’nin 2009’da
öncelikli olarak hangi
ülkelerle daha fazla ticaret
yapmalı?’ sorusuna ise
işadamlarımızın neredeyse
tamamının birinci sırada
Rusya ve Türkiye’nin
Komşuları dediğini
görüyoruz. Orta Asya
ülkeleri ikinci sırayı
alırken, Balkan Ülkeleri ve
Afrika Ülkeleri ön plana
çıkıyor. ‘Türkiye’nin
2009’da en çok hangi
ülkelerle stratejik ve
ekonomik işbirliği yapmalı?’
sorusuna verilen yanıtlarda
ise Rusya ve İslâm Ülkeleri
önde gelmekte. İran da öne
çıkan yanıtlar arasında
yerini alıyor.
Türk Ekonomisi’nin Kaynak
Sorunu
İşdünyasının, Türk
Ekonomisinin kaynak
sorununun çözülmesi
hususunda anket
katılımcılarının tamamının
birinci sırada, “Yabancı
sermaye yatırımları üretim
ve istihdama yönelik olmalı”
dediklerini görüyoruz. Bunun
yanı sıra getirilen öneriler
ise şu şekilde sıralanıyor:
1.
Savurganlık
önlenmeli, yapay
gündemlerden uzak durulmalı,
2.
Kredi maliyetleri
azaltılmalı,
3.
KOBİ’ler daha fazla
desteklenmeli, küçük
işletmelere büyüme fırsatı
yaratılmalı,
4.
Yabancılara gitmemesi
kaydıyla, özelleştirmelere
devam edilmeli,
5.
Üretim ve istihdamı
olmayan hiçbir yatırıma
girilmemeli,
6.
Her türlü sermayeye
açık olmalı, fakat ülke
gerçeklerinden ve gelecekten
taviz verilmemeli,
7.
Spekülatör sermayenin
önü kesilmeli,
8.
Yolsuzluk ve rüşvet
kesin olarak bitilmeli,
9.
Yerli yatırımcılara
kaynak sağlanmalı,
10.
Faizler düşürülmeli.
İşadamlarımız finansman
ihtiyacının büyük bir
bölümünü özkaynaklarından
karşılıyor. Bunun yanında
Ticari Bankalar, Eximbank ve
Leasing de öne çıkan diğer
seçenekler arasında.
İşdünyası 2009 Yılı Ekonomik
Programına Güvenmiyor
Anket katılımcılarının büyük
çoğunluğu, Hükümet’in 2009
yılı ekonomik programına
güvenmediğini açıkladı.
Ekonomik programa güvenmeyen
anket katılımcıları,
programın daha net ve
geleceğe dönük olmasını
istiyor. Ekonomik programa
güvendiğini ifade eden
katılımcılar ise dünyada
yaşanan krizin Türk
ekonomisini etkileyeceği
endişesini taşımakta.
Yatırım ve Teşvik
Çalışmaları Olumsuz
İşadamlarımız Hükümet’in
yatırım ve teşvik
çalışmalarını da geçen
anketimizde olduğu gibi
olumsuz olarak
değerlendirdi. Bu husustaki
öneriler ise genel olarak şu
şekilde sıralandı:
1.
Teşvikler ihtiyacı
olan sektörün kuvvetlenmesi
için verilmeli.
2.
Teşviklerin illere
göre devam etmeli.
3.
Teşviklerde 5 – 10
yıllık planlar yapılmalı.
Büyüme’nin Motoru: Yabancı
Sermaye
İşdünyası, 2008 yılına ait
enflasyon beklentisini % 15
ile % 40 arasında
açıklarken, yabancı sermaye
girişini geçen anketimizde
olduğu gibi büyümenin motoru
olarak belirtti. Bunun yanı
sıra katılımcılar büyümenin
hızlanması yönünde bazı
görüş ve önerilerini de şu
şekilde ifade ediyor:
-
‘Nereden Buldun?’
yasası mutlaka uygulanmalı,
-
Yatırım ve gerçek
istihdamı kollayıcı
tedbirler geliştirilmeli.
Hükümet’in İşdünyası ile
Diyalogu Olumsuz
2008’de Hükümet’in iş
dünyası ile kurduğu diyaloğa,
geçen anketimizde olduğu
gibi yine olumsuz yanıtı
veren işadamlarımız, bu
diyalogun 2009’da daha iyi
olacağını ümit ediyor.
İşadamlarımızın Çıkmasını
Önerdikleri Yasalar
İşadamlarımızın Hükümet’ten
çıkarmasını beklediği
yasalar ise şöyle:
1.
Enerjide net
tarifeler uygulanması,
2.
Irak pazarına
yönlenen KOBİ’lerin KOSGEB
tarafından desteklenmesi,
3.
SSK primlerinde
indirime geçilmesi,
4.
KDV oranlarının
düşürülmesi,
5.
Süpermarketler yasa
tasarısının hayata
geçirilmesi,
6.
Meslek Odaları ile
ilgili düzenlemenin
rehabilite edilmesi,
7.
Gıda kodeksinin
yenilenmesi ve
geliştirilmesi,
8.
Kalitesiz ithal
mallara kısıtlamalar
getirilmeli,
9.
Avrupa’ya gümrük
avantajı tanınmamalı.
Tarım’da Kara Tablo Devam
Ediyor!
Tarım konusunda
işadamlarımız ve anket
katılımcıları geçen
anketimizde dile
getirdikleri görüşleri aynen
ifade ederek kara bir tablo
ortaya koymakta. Buna göre
tarımın Türkiye için son
derece önemli olduğu ancak
yanlış uygulamalar nedeniyle
tarım sektörünün bitirildiği
ifade ediliyor.
Katılımcıların bu husustaki
ortak görüşü ise Türkiye’nin
tarımda tekrar kendi
kendisine yetebilen bir ülke
konumuna erişmesi.
İşsizlik, Terör ve Yolsuzluk
İşdünyası Türkiye’de
çözülmesi gereken en önemli
sorunun İşsizlik olduğunu
vurguluyor. Bunu takiben
sıralanan diğer maddeler ise
şöyle: Cari Açık, Döviz Kur
İstikrarı, Vergi Kanunları,
Enerji Sorunları, Nakliye
Sorunları, Teşvikler.
Hükümetin 2008 yılında
yolsuzlukla mücadelesi genel
anlamda ‘göstermelik’ olarak
değerlendirilmiş ve bu
hususta daha somut ve
başarılı adımlar atılması
gerektiği vurgulanmış.
Hükümet’in Kuzey Irak ve
terör politikası da
eleştiriliyor ve yeterli
görülmüyor.
Dünya Gündemi Türk
Ekonomisi’ni Etkilemez!
İşdünyası son dönemlerde
dünyada yaşanan Rusya –
Gürcistan Savaşı ve Kuzey
Irak’taki gelişmeler gibi
ekonomik ve siyasi
olayların, Türk ekonomisini
fazla etkilemeyeceği
görüşünde birleşiyor.
Katılımcılar genel olarak
Türkiye’nin kararlı ve
istikrarlı duruşunu
bozmayarak, dünyadaki bir
kısım gelişmelere kulak
tıkamasını ve kendi
geleceğine ilişkin bir takım
kararları süratle hayata
geçirmesi yönünde görüş
bildirdiler.
Krizde Alınan Önlemler
Anket katılımcılarının hemen
hemen tamamı, yaşanan global
krizde harcamalarda
kısıtlamaya gittiklerini
vurguladı. Bunun yanı sıra
personel sayısında ve
üretimde azalmaya giden
firmalar da ağırlıkta
görülmekte.
‘Darboğaz’dan Çıkış
Önerileri
Türk Ekonomisinin ve
piyasaların girdiği
darboğazdan çıkılması için
sunulan öneriler şöyle:
1.
Siyasi
gerginliklerden uzak
durulmalı,
2.
Komşu ülkelere
süratle ihracat yapılmalı,
3.
Çok yönlü dış ticaret
politikaları geliştirilmeli,
4.
Üretim ve İstihdamın
önü açılmalı,
5.
Kayıt dışı ekonomi
acilen kayıt altına
alınmalı,
6.
Hükümet – Reel Sektör
arasında ilişki hızlı ve
kararlı bir hale
getirilmeli,
7.
Bürokratik ve siyasi
engeller tamamen yok
edilmeli,
8.
Etkin denetim ve
incelemeler faaliyete
geçirilmeli,
9.
Acilen enerji
yatırımı yapılmalı ve
yurtdışına bağımlılık
bitirilmeli.
ÇAĞLAYAN, En Başarılı Bakan
İş dünyası, 2008’de bu kez
T.C. Sanayi ve Ticaret
Bakanı Zafer ÇAĞLAYAN’ı
yılın en başarılı bakanı
seçti.
|